-Bir şey mi yapacaksın Kemal?
-Evet paşam bir şey yapacağım...
Lisede tarih öğretmenimle konuşurken Atatürk’ü daha yakından tanımak istediğimden bahsetmiştim. O dönem bana Şevket Süreyya Aydemir’in bu üçlemesini her Türk gencinin okuması gerektiğine inandığını söylemesiyle aklıma kazınmış kitaptır Tek Adam. Bugün her ne kadar ertelediğim vakte üzülsem de esasında içimdeki “hak etmek” kavramını körükleyen kitaplardan biri oldu.
Okurken kaç yerin altını çizdim sayamadım. Evet bize ders kitaplarında tarihsel olarak Atatürk’ün hayatı anlatıldı belki ama dönemin şartları, Mustafa Kemal'in yolculuğunu tayin ederken çokça onu sarsan olaylar, inandıkları, savaşının sadece düşmanla olamayışı, inatla gölgede bırakılmaya çalışılması, zaferleri ve aslında bütün mücadelesinin perde arkasını görebilmek adına benim için çok değerli bir okuma serüveniydi.
Kitabın ilk cildinde Mustafa Kemal'in doğumundan 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkışına kadar geçen süreç anlatılıyor. Daha okul yıllarında kendini belli edişine, Şam’a sürgününe, Trablusgarp Savaşı’na, dönemde yaşanan ihtilale, baskına ve Mustafa Kemal’in olaylardaki tavrına oldukça detaylı yer verilmiş. Çanakkale Savaşı’ndaki kâbus geceleri, yokluğu, Conkbayırı’nda düşman siperleri içindeki vahşeti satırların arasında siz de yaşıyorsunuz... Atamla ilgili ne yazsam eksik kalacak gibi ama öyle gurur duydum ki durduğu yerle,inancıyla, itaate olan savaşıyla...Girdiği her buhrandan yine kendi iç çözümlemesiyle çıkışı, gerçekçiliği ve asla pes etmeyişi o kadar ilham vericiydi ki. Bir dünya savaşını kaybetmişken, mütarekeyi haber aldığı andaki tavrı; “Bütün felaketlere rağmen, Türk’ün sesini işittirebileceği kanaatindeyim. Bu yolda işe başladım...”
Okuduğum o sayfaların üzerimdeki etkisini burada anlatabilmem belki çok mümkün değil ama