Beni büyümek isteyen her yerimden kestiler.
Köküm kurudu sandım. Ama dallanın her seferinde yeniden,
yeniden çıktı.
İnsan kırıldıkça boynundan incelir. Boynum inceldikçe inceldi,
uzadıkça uzadı ve sonunda çok zarif, çok beyaz bir kuğu
oldum. Zerafet timsali olduğumdan söz ettiler, ama yanıma yaklaşmaya cesaret eden birkaç meczup hariç kimse ne kadar güçlü
olduğumu göremedi. Zerafetimin gücümün sonucu olduğunu
fark etmedi. Kırıldıkça parçalandım, bin parçaya bölünüp yıldızlar
halinde gökyüzüne saçıldım. Işığımı övdüler, ama nasıl
yandığımdan hiç söz etmediler. Beni içeriden yakan ışıkla geceleri
her birinizin üzerine vurdum. Gecenizi suni lambalarla öyle
aydınlatmıştınız ki benim ışığımı göremediniz.