öylesine boş öylesine manasız oluyor ki seyretmek baktığın her yerin anılara pencere olup en kıyaslanmaz hatıraları güneş gibi parlatıp sonrasın da bir yıldırım gibi gerçekleri vurması yüze ardısıra yağmur yağdırması doldurması sana hasret sana müptezel gözlerimi belki yağmurlarım bir gün göğe küser ama hiçbir zaman o karanlık o tarifsiz vefasız siyahın her mutlu anın rengini taşıyan gökkuşağına çevrilmez çünkü ölenler bir daha gönülden gülemez