Julien bu yolun delilik yolu olduğunu anlayınca iç sıkıntısından da kurtuldu. O güne değin olan hareketiyle başına açtığı derdin nereye vardığını anlamak için artık gururlu bir sükûtla arkadaşlarını başından savmaktan da vazgeçer gibi oldu. Ondan işte o zaman öç aldılar. Kendini sevdirmek için yaptıkları, hakareti alaya varan bir küçümsemeyle karşılandı. Julien, okula geldiğinden beri geçen her saatin, hele ders dışında geçirilen her saatin, kendisi için ya bir iyiliği, ya kötülüğü dokunmuş olduğunu anladı.
İlk günün böyle başlamış olması pek hoşa gitti. Okul hayatında ustalaşmış olanlar karşılarındakinin, işin acemisi olmadığını anladılar. Teneffüs saati gelince Julien herkesin merakla kendisine baktığını gördü. Ama ortaya atılmadı, sesini de çıkaramadı. Öteden beri kabul ettiği hayat kurallarına uyup üç yüz yirmi bir arkadaşını kendine üç yüz yirmi bir düşman saydı; gözünde bunların en tehlikelisi de Abbe Pirard idi.