“Söylesene, birisi kalkıp da seni nasıl görüyorsa başkalarını da seni öyle görmeye ikna etmek için uğraşıyorsa, senin hakkındaki düşüncelerini başkalarının kafasına sokmaya çalışıyorsa ve de başkalarının seni farklı görmelerine ve yargılamalarına engel oluyorsa insan nasıl rahat olabilir?”
“Ama sözcüklerin içleri boşsa bizim ne suçumuz var? Boş sözcükler sevgili dostum. Ve siz onları bana söylerken kendi anlamlarınızı yüklüyorsunuz; ben de onları algılarsan, kaçınılmaz bir şekilde kendi anlamlarımı yüklüyorum onlara. Birbirimizi anladığımızı sanmıştık oysa hiç anlamamışız.”