Onlarca, yüzlerce, binlerce karanlık ruh sizin aydınlık ışıklarınızı söndüreceklerdir, ama siz yanmaya devam edin. Yanın ve etrafınızdakileri de yakın.
Engeller çıkacak, başarısızlıklar olacak, düşmanlarınız, dedelerinizin düşmanları bazen zafer kazanacak, siz sönmeyin! Ruhen çökmeyin! Hiçbir zaman vazgeçmeyin!
lambanın gazı dolu olduğu zaman, ben ne yapacağım diye soruyor mu? “Sizler de canlı lambalar olun.” diye yazıyordu McDonald. “Kendi işinizde lamba olun ve aydınlatın.” Soba odun dolu iken ve tutuşmuşken ben ne yapacağım diye soruyor mu? Evi ve insanları ısıtıyor. Sizler de bizim genellikle soğuk olan hayatımıza ruhunun sıcaklığını veren canlı sobalar olun.
Herkes yaşamın zorluğundan, çektiği acılardan, koşullarının kötülüğünden şikayet ediyor, fakat kimse bu koşulları düzeltmek için bir şey yapmak istemiyor.
Bizde çok sık lise öğrencileri son sınavlar bittikten sonra toplanıp törenle okul kitaplarını yakıyorlar. Neden? Bu ne anlama geliyor? Çünkü okullarımız ruhen ölüdürler ve canlı fikirler vermek yerine, öğrencilere kuru ve sıkıcı okul formüllerinin ölü tozunu verirler. Bu okullar bilgiye açlığı, bilimselliği uyandırmıyorlar. Onlara bilimi anlamayı ve değer vermeyi öğretmiyorlar.