Dönmeliyim. Geçmiş zamana değil asla. Beni ben yapana. Denize, bahara; yürüyerek bitiremediğim, bitmesin diye bilerek karıştırdığım yollara, kitaplara, renkli kalemlerle alınmış notlara, gözlerimle kahkahalarımın uyumlu olduğu anlara, aynalara dönmeliyim.
“Çekildiğim her fotoğrafta defolu bir kelebek gibi çıkarım” bu dizeleri ilk okuduğumda çok küçüktüm. İlk aşk acım, biraz gelecek kaygım, beni anlamadığına inandığım büyüklerim ve arkadaşlarım, çok büyük olmasa da hırslarım ve kavgalarım vardı. Ben o yaşlarımda bu dizeleri kendime işlemiştim. Ben bir kelebektim evet. Ama çoğu anda yaralı, çoğu anda fazla sorgulamaktan yönünü kaybeden. Kanatlarındaki renkler sürekli silinen ama onlar silindikçe hayalleriyle, inancıyla, sevgisiyle kanatlarını yeniden boyayan. Evet ben bir kelebektim ömrümün kıymetini hem bilen hem bilemeyen. İyiye, güzele, gerçeğe inanmaktan korkmayan; vazgeçmeyen ve tam bu inadından defosu hiç bitmeyen, tüm fotoğraflarda renkleriyle göz alan ama gözlerinde ışığı pek yanmayan bir kelebek 🦋