Bir sabah uyandım, sonra seni hiç aramadım içimden nasıl kopup gittiğini dönüp içime sormadım.Bunların nedenini anlayınca yaptığım her şeyin manası olduğunu görmek, kendimi yargılamama sebep olan kalıplarımı öyle bir sarstı ki...
Elindeki tek aletin çekiç olduğunun farkına varmış ve koşullanmış kişinin herkesi çivi gibi görmek ya da her şeyi görmezden gelme gibi bir zorunluluğu vardır.Örüntüyü başlatan kalıbı ,görmemek için her türlü acıyı çekmeye ve sonra da tükenmeye sebep olan diğer bir döngüyle harika bir uyum sağlamışlardır çünkü .İyileştirmeye çalışan her tür olgu benliğe açılmış bir savaş gibi gelmezse zar zor oluşturmuş olduğu ilk kendisini terk etmenin zorluğuyla yüzleşecektir .Mutluluğunun " terk etmek "olduğuna bilinçsizce varmıştır aslında bunun için ilişkilerinde terk etmeyi ya da günün birinde birisinin onu terk edeceği düşüncesi yarasını deşmesine izin verir ve kendine merhem olma olasılığını artırır.
Hem yarayım hem de bıçak!
Tokat benim, yanak da!
Çark benim, çarka gerilmiş beden de!
Kurban benim, cellat da!
Kalbimin vampiriyim!
-Terkedilmi§ büyüklerden biri,
Sonsuz gülmeye hükümlü
Artık gülümseyemeyenlerden biri!
üzülünce kahretmek istemiyorum kendimi ama teselli edemeyince ,asıl meseleyi göremeyince kendimi geliştirdiğim her şeyden nefret etmeye başlıyorum onları bu zor zamanlarda kullanmak için okuyorum sorular soruyorum,ne hissettiğimi anlamaya çalışıyorum olmuyor!!sabırsız olma diyorlar şu an o sabır bende yok nasıl öyleymiş gibi davranabilirim?!