Tırpan Serisi, Fırtına Bulutu isimli ikinci kitabı ile devam etmekte.
◇Öncelikle okuduğum en iyi devam kitaplarından biri. Nedeni ise yazarın okurun elinden tutması. Nasıl mı? İlk kitapta bir karakter okudunuz ancak ikincil bir karakter ve kimse o karakterin adını hatırlamaz. Yazar bunu çok iyi biliyor ve o karakterin ana karaktere olan bağlantısını bir cümle ile okura hatırlatıyor. İlk kitapta okumuş olup unutabileceğiniz detayları bile göze sokmadan diyaloglar arasında size hatırlatmış oluyor ki bu taktiğine bayıldım.
◇İlk kitapta yoğun olarak Tırpan Cemiyeti'nin işleyişini ve eğitimini okurken, ikinci kitapta Fırtına Bulutu'nun dünyayı ne şekilde düzenlediğini, yaptığı geliştirmeleri( Fanilik Çağında yok olmuş İskenderiye Kütüphanesini tekrar inşaa etmek gibi) ve insanlık üzerine düşüncelerini okuyoruz. İlk kitapta Tırpanların günlüklerinden eklenmiş alıntılarla onların düşüncelerine ve hislerine hakim olurken, bu kitapta iyi niyetle insanlığın üst düzey iyiliğini sağlamakla görevli olan yapay zekanın da aslında yaratıcıları gibi duygulardan yoksun olmadığını anlıyoruz.
◇Kitabı bitirene kadar sabahladım. Yazar aynı zamanda senarist olduğunu çok iyi gösteriyor çünkü son 150 sayfada kitap hiç beklemediğim bir şekilde heyecanlı bir aksiyon filmine dönüştü ve kelimelerle zihnimde oluşan filmin sonunu görmeden uyumak mümkün olmadı. Tabi böyle bir aksiyon gerçekten filme çekilecek olsa çok büyük prodüksiyonlu harika bir film olurdu.
◇ İlk kitap gibi ikinci kitapta da üçüncüyü okumaya teşvik eden bir merak unsuru ile bitmiş olsa da üçüncü kitaba başlamadan önce bu kitabı sindirmem için zaman geçmesi gerektiğini düşünüyorum çünkü bittiğinde Black Mirror izlemiş olanlar bilir o siyah ekrana boş boş bakıp dalarsınız aynen o şekil bırakıyor kitap.
◇ Seri olarak daha fazla