Kübra Yardım "Kendi Kendine Büyüyen Çocuklar
Andaolu, hayat mücadelesi sırasında kendi kendine büyüyen çocuklarla doluydu. Hayata çarpa çarpa büyüyen çocuklar. Yanlarında her şeyi konuşabilirdi yetişkinler, onların travmaları olmazdı. Çevrelerinde tehlike yoktu, dağ bayır hayvanların peşinde koşabilirlerdi yalnız başlarına. Eğirim sisteminin kurbanı değillerdi, okumak zorunda değildiler çünkü. Dünyaya gelirler, büyürler ve yetişkin olduklarında tıpkı kendileri gibi büyüyecek çocuklar dünyaya getirirlerdi.
Şimdi ne yöne baksam hiç çocuk olmamış onca yetişkin görüyorum. Belki de bundandır yaşlandıkça çocuklaşmaları. Belki de bundandır kuramadıkları hayalleri çocuklarının sırtına belki bilerek belki bilmeden yük etmeleri."
Bu kitabın kalbi benim için bu kısımdır. Zamanın içinde kaybolan pek çok kavramı ve değeri bana hatırlatan içimi sıcacık yapan özlediğim her şey. Yazarın anlatımında kayboldum. Pandemi döneminin kasvetini dahi pembe bir gözlükle okuyormuşum gibi hissettim. Kitabın tamamına hakim olan o güven duygusuna meğer ne kadar çok ihtiyacımız varmış.