tek kişilik, ancak kıpırdanabileceğim genişlikte bir hücreye atılmış gibiydim ve var gücümle kendi benliğime sığınmanın ne denli güç olduğunu ilk kez anlıyordum.
‘’avrupa’nın orta yerinde bile ortadoğulu kadınları bir bakışta ayırt edebilirim. hepimizin gözlerinde derin bir korku ve hüzün var. özgüvenimizi hiçbir zaman kazanamamışız, gururumuz rasputin gibi yaralarla dolu.’’