İyi bir yazar, aslında yazar olarak doğmuştur diyebiliriz. Çünkü yazarlık öğrenilen bir şey değil, yetenektir. Victor Hugo da üstün yeteneğiyle buna bir örnek.
Sefilleri okurken yazarının inanılmaz bir gözlem gücü olduğuna şahit oluyorsunuz. Topluma bu kadar derinlemesine bir bakış okuru gerçekten etkiliyor. Yazar bu kitabında birçoğumuzun farkında bile olmadığı, toplumun dışına itilmiş, alt tabakadan insanlarla (sefillerle) tanıştırıyor bizi. Her şey Jean Valjean'ın kız kardeşinin çocuklarını doyurmak için 1 ekmek çalmasıyla başlıyor. 1 ekmek çaldığı için 5 yıl kürek mahkûmiyeti cezasına çarptırılan Jean Valjean'ın kaçma girişimleri sebebiyle cezası 19 yıla çıkıyor. Bu 19 yılda içinde biriken bütün kin ve öfke Jean Valjean'ın kötü karakterli biri olmasına sebebiyet veriyor. Cezası bittikten sonra çok iyi yürekli bir piskoposla tanışması bambaşka bir insan olmasını sağlıyor. Bu dönüşüm okunmaya değer. Victor Hugo'ya, bizi acı gerçeklerle yüzleştirdiği, bazı şeylerin farkına varmamızı sağladığı için minnettarım.