Gidin bir çölden 100 tane kırmızı ateş karıncası yakalayın. Daha sonra bir başka topraktan 100 tane siyah karınca alın ve bunların hepsini bir kavanozun içine koyun.
İlk başta hiçbir şey olmayacak...
Daha sonra kavanozu elinize alın, oldukça şiddetli bir şekilde sallayın ve tekrar yerine koyun. Kavanozun içinde bir anda karıncaların birbirlerini öldürmek için savaştığı bir kaos ortamı göreceksiniz!..
Kırmızı karınca bunu yapan düşmanın siyah karıncalar olduğunu düşünürken, siyah karıncalar bu kaosun nedeni olarak kırmızı karıncaları görür. Oysa çok iyi bildiğiniz üzere kaosun asıl nedeni sizin elleriniz...
O nedenle günümüzde gerek sosyal medya aracılığıyla gerekse de başka ortamlarda normalde hiç tanımadığınız insanlarla tartışacak ya da kavga edecek bir duruma geldiğinizde kendinize hep şu soruyu sorun lütfen;
"Kavanozu sallayan kim?!”
Kimliğini başörtüsü olarak taşıyan hanım, örtmenin işin bittiği nokta olarak değil başladığı nokta olarak algılamalıdır. Başörtüsünün kimliğinin dışa yansıması olarak anlıyan bir kadın sorumluluğunun farkına varır; baş tacı ettiği o bez parçasının aslında ne kadar önemli bir misyon taşıdığının bilincinde olur. O bilinç ona müthiş bir ahlak kazandırır. Yaptığı her yanlış tutumdan kendisinden ziyade kimliğinin zedeleneceğini çok iyi bilir. Toplumumuzda bu bilinç oluşmadığı için başları kapalı ama ahlakları açık, saçları gizli ama tavırı ve davranışları açık, yığınla kadınlarımız var.