Ortalamanın emniyetli kollarında, dengemi yitirmeden mehter adımlarıyla yürüyeceğim derken, rüzgardan, fırtınadan denizyıldızlarıyla süslü dalgalardan ve evvela hasar görsem de sonunda kıyısına vuracağım o sıcacık limanlardan mahrum kaldım.
Ona bakıp, demek ölüm bir kerelik değil diye düşünüyordum. Ağır ağır ilerliyor, insafsız bir canavar gibi, etrafındaki herkesi teker teker yutuyor. Göstere göstere, yavaş yavaş sana doğru yaklaşıyor.
Sonrası yine uzun bir uyku.
Ama tabii yine uyandım, çünkü topraklanmamış bütün uykular biter. Yine hatırladım, çünkü acı veren her şey hatırlanmayı seçer.