"...Defterlerimin arasına sıkıştırıp orada öylece bıraktığım karakalem boktan çizimler, mutfakta her zaman buzdolabının yan tarafında ki orta çekmecede bulunan ilaç kutuları ve geçmişe ait türlü sebeplerden kayıtlı hastane raporlarım ortalıkta duruyorken hiç tanımadığım bir kızın ayrılık acısına özeniyordum. Telefonundan arayıp ihtiyacım var sana, bize gelsen olur mu diye sorduğu arkadaşından o kızı kıskanıyor ve benim evime gelmesini istiyordum belki konuştuğu arkadaşının. İçini rahatca dökebildiği bir arkadaşı olması hayatta ona verilmis en kıymetli şeylerden biriydi belki de. Şükrediyor muydu buna her gün? Ben yalvarırken bunlara sahip olmak için zaten bunlara uzun zamandir sahip olan insanlar dua edip iyi ki demeyi unutumuveriyorlardı?
Unutuversinlerdi. Belki Tanrı onları cezalandırır ve o çok sevdikleri arkadaşlarını da, sağlığı yerinde akıllarını da bana verirdi.
Belki de düşünceli, iyi niyetli ve güleryüzlü babalarını..."