Çocukluklarında, kişiliklerinin bütünlüğü zarar görmemiş, ana-babalarından koruma, saygı ve dürüstlük görebilmiş olan insanlar gençliklerinde ve daha sonraki hayatlarında da zeki, duyarlı, anlayışlı olacaklardır. Hayattan zevk alabilecekler ve başkalarına ya da kendilerine zarar verme ihtiyacı duymayacaklardır. Sahip oldukları gücü asla başkalarına saldırmak için değil, sadece kendilerini korumak için kullanacaklardır.
Hayal kırıklığını tetikleyen birçok etken vardır, ancak çoğu çocuğun ve yetişkinin en çok önem verdiği şey bağlanma olduğundan hayal kırıklığını tetikleyen en önemli etkenin yolunda gitmeyen bağlanma ilişkileri olduğunu söyleyebiliriz. İletişim kopukluğu, temas kurulmasının engellenmesi, gereğinden fazla ayrı kalmak, reddedilme hissi, sevilen birini kaybetmek, aidiyet hissiin eksikliği veya anlaşılmamak...'