insanın yalnız hissetmesi kolaydı, arkadaşları olduğunda bile...
sara sorular soran, sana ilgi gösteren insanlara sahip olduğunda bile... çünkü her kafatasının içinde, sadece bir kişilik yer vardır.
ne var ki bu acı etinden geçip ruhuna işlemiş, aşağılanma ve şokla ruhunu zedelemişti.
ve bunun için bir yara bandı yoktu. hiçbir merhem, sargı bezi ya da soğuk kompres, sarılmış bir benliği yatıştıramazdı.
artık hiçbir şey düşünmüyordu, ki bu gayet iyiydi.
düşünmek insanı sıkıntıya sokardı.
bir düşünce diğerine yol açar ve ilk düşünce kötü bir düşünceyse bir sonraki ona bakıp küçülür ya da omuzlarını silkip ondan daha beter olmaya çalışırdı.
bazen söyleyeceğim sözlerin en önemlilerinin, bu söylemeye gücümün olmadığı zamanlardaki sözler olduğunu düşünüyorum. muhtemelen şu sebeptendi; insanlar genellikle önemli bir şey söylemek istediklerinde odaklanmaları gerekiyor, bense hiçbir zaman hiçbir şeye odaklanamıyorum.