cengiz aytmatov'un kitaplarını okumayı seviyorum çünkü anlattığı yerler ve karakterler çok tanıdık geliyor. mustafa kutlu'nun kitaplarını okumayı seviyorum çünkü hayatı benim gördüğüm şekilde anlatıyormuş gibi hissediyorum. tarık tufan'ın kitaplarını okumayı seviyorum çünkü her kitabında benim de yaralı yerlerim ve acılarım var.
tüm kitaplarını okumuş oldum bu kitapla. hepsini okudum ama hâlâ kendimi bulamadım. her kitabında kaybolmuş olan ve karakterlerin kendini tam anlamıyla bulamadığı gibi ben de kaybolmuşluğumla duruyorum ortada öylece.
kitabı hemen okumak istemedim, başlamadan kitap hiç bitmesin istedim. okudukça firdevs'in orhan'a yaptığı hiçbir şeyi kaldıramadım. çok incindim ve aşağılandım. çok da sinirlendim. hemen bitsin istedim. defne'yle tanışana kadar. defne'yle yaşamak istedim, kitap hiç bitmesin istedim. orhan ve defne'yi okumak istedim uzunca. saklıkuyu'yu adım adım arşınlamak ve yağmurunda ıslanmak istedim. deniz feneriyle sohbet edesim bile geldi. hep bir yerlerden gitmek istedim ama saklıkuyuda yaşlanmayı istedim. defne, belma ve ahmet hilmi bey'le komşu olmak istedim.
14 günün ardından bugün vedalaşacağımızı bilmiyordum. firdevs'in hayatımdan bu şekilde çıkacağını bilmiyordum. güç alabilmek için yanıbaşımda bir elin var olduğunu bilmiyordum.
aytmatov'un kitaplarıyla hep bir bağ kurduğumu hissediyorum. yazdığı çoğu şey çok tanıdık, kimi zaman çok bizim buraların öyküsü gibi. bir o kadar tanıdık bir o kadar da yabancı. bambaşka yaşamlar.
hep okumak istediğim bir kitaptı beyaz gemi. okumak istememim nedenini henüz bilmiyorum. ama okumalıydım.
insanların çok durağan olduğunu söylediği kitabı elimden bırakmak istemedim. dede ve çocuğun acıları benim acım oldu gibi. okurken canım yandı, içim ağrıdı. onların hissetmeye olanak bulamadığı tüm acıları hissettim içimde bir yerlerde. çaresizlikleri çaresizliğim duaları duam oldu. sonunda yine en çok dede ve çocuğa sızladı içim. bu kitabı bu şekilde anımsayacağım hep.
Beyaz GemiCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202387,2bin okunma
"ancak bazen toprak kaymasının başlaması için küçük bir taşın yerinden oynaması yeterlidir. her ne kadar kendi kendisine defalarca Asya hakkında düşünmemeyi emretse de bunu hiçbir şekilde başaramadı." (94)
yapmam gereken çok bir şeyin olmadığı zamanlar. vizeler bitmiş, ödevler çok az, okula bir gidiyor bir gitmiyorum. gittiğimde saatler yollarda geçiyor. tüm bu imkânlara rağmen kitap kapağı açmıyorum. çok uzaklaştım. belki de kendimden de uzaklaşmıştım.
her şeyin bir zamanı olduğuna inanıyorum. kitaplar için de geçerli. okuman gereken zamanda okursun.
kitabı bugün bitirmem gerektiğini hissettim. metroda, kampüsün güzel bir köşesinde, otobüste ve evde okuyarak bitirdim sonunda.
iki öykünün ikisindeki sevginin çok saf ve samimi olduğunu hissettim. uzun zaman sonra bana sevmek hissini hatırlattı. belki ilk öyküde verilen mesaj sevginin samimiyeti değildi ama ben hikayeyi kıza duyulan sevgi ve olmamışlıkla anımsayacağım.
ikinci öyküyü ise sevginin insanı güzelleştirebilecek bir güç olduğunu anımsayacağım.
inanıyorum ki vardır her daim insanın sırtını yaslayabileceği duvarlar. vardır hep insanın tutunabileceği bir şeyler.
bakmayı bildiğimizde elle tutulabilir bir şeydir belki de yaşam.
Hayat GüzeldirMustafa Kutlu · Dergah Yayınları · 20195,1bin okunma