“Güneşten korkuyorum, ” dedim. “Güneşi hiç görmedim, ben ona
bakamam.
Gözlerini bir saniye bile olsun dudaklarımdan ayırmayarak, “Ben
bakıyorum,” dedi baskın bir sesle. “Güneşi dudaklarında taşırken nesinden
korkuyorsun? Ha, illa güneşi göreceğim diyorsan ayna karşısında daha çok
lümse.” Sözlerinin etkisiyle gülüşüm büyüyünce, “Tıpkı şu anda olduğu
gibi,” dedi.