Herkesin bir sürü sorunu vardı. Sorunlar gökten yağmur gibi yağıyor, bizlerse var gücümüzle onları toplayıp cebimize koyuyorduk. Bunu neden yapıyorduk, bugün de bilmiyorum.
Belki de onları başka bir şeyle karıştırıyorduk.
Arada bir küçük küçük duygu dalgaları yüreğinin kıyısına vuruyordu. Öylesi anlarda gözlerini kapayıp yüreğini tamaıyla susturup dalganın geçmesini bekliyordu. Bunlar onun için akşamdan önce gelen karanlık anlardı. Dalga geçtikten sonra hiçbir şey olmamış gibi yeniden her zamanki sakin haline dönüyordu.
Gözlerimi kapatınca caddeler ortaya çıkar, evler görünür, insan sesleri duyulur. Uzaklardaki, sonsuza dek o halleriyle kalacak insanların yaşamlarındaki usul ve net hareketleri bile hissedebilirim.