Bir Çin atasözü der ki ; ''Sanıkların ikisi de zenginse hakim istifa eder. Biri zengin diğeri fakirse zengin kazanır. İkisi de fakirse adalet yerini bulur.''
Kirazın derisinin altında kiraz
Narın içinde nar
Benim yüreğimde boylu boyunca
Memleketim var
Canıma ciğerime dek işlemiş
Canıma ciğerime
Sapına kadar.
Elma dalından uzağa düşmez
Ne yana gitsem nafile.
Memleketin hali gözümden gitmez
Binbir yerimden bağlanmışım
Bundan ötesine aklım ermez
Sıkıntı,kendi kendine yarılan zamanın içimizdeki yankısıdır...boşluğun açığa çıkmasıdır,hayatı destekleyen yada icat eden o sayıklamanın kurumasıdır...
Eğer dünyadaki konumumuzu doğru olarak anlayabilseydik; eğer kıyaslamak,yaşamak 'tan ayrılmaz olsaydı,mevcudiyetimizin ufaklığının açığa çıkması bizi ezerdi.Ama yaşamak kendi boyutlarına karşı körelmektir...
Vaaz verme çılgınlığı içimizde öylesine yer etmiştir ki korunma içgüdüsünün bilmediği derinliklerden doğar.Her insan, kendinin bir şey önereceği ânı bekler:Ne önerdiği önemli değildir.Bir sesi vardır ya, o.yeter.Ne sağır ne dilsiz olmanın bedelini pahalıya öderiz...