Beş bin kelimeye beş dolar! Bir kelimeye iki sent yerine bir sente on kelime! Editör çok beğenmiş, vah vah! Ayrıca çeki amcam hikaye basıldığında alabilecekmiş. Demek kelime başına en az iki sent ve hikayenin kabulünde ödeme falan, hep fasa fisoymuş. Demek onun bu kötü yola sapmasına neden olan şey bir yalanmış.
Şimdiyse bu huzursuzluğu çok daha keskinleşmiş ve acı vermeye başlamıştı, ama artık ne istediğini açık ve net olarak biliyordu: Güzelliğe, aydın bir bilince ve aşka sahip olmak istiyordu.
Oysa o zamana kadar bütün çevresiyle birlikte varoluşunu olduğu gibi kabullenmiş, güzel bir şey olarak yaşayıp gitmişti. Kitap okuduğu vakitler dışında asla sorgulamamıştı ki onlar da sadece güzel ama imkansız dünyalara ait hoş masallardı. Oysa şimdi, tam ortasında Ruth adlı kadının çiçek açtığı başka bir dünyanın gerçek ve mümkün olduğunu görmüştü ve bundan böyle yeni acılar çekecek, canını yakacak büyük özlemlerle yanıp tutuşacak, sahip olamayacağı şeylere iştahlandır kavuşamayınca umutsuzluğa düşecekti.