Aşık olabilmek lütuf değil, bir lanet. Sonsuz hacimdeki bir kabı doldurmaya çalışmak gibi aşkı yaşayabilmek. Başı şehvet, heyecan, azim dolu. İlerisi şüphe, korku ve aidiyet. Olmayan onundaysa sizi bekleyen ihanet, dehşet ve malubiyet olacak. Hal buyken aşık olmayı dilemek, dilekler arasında en absürt olanı.
Yeminler olsun çok sevebilmek bir hastalıktır. Hayır, takıntı boyutundan bahsetmiyorum bile. Günümüz dünyasında sadece çok sevebilmenin bile tıp dünyasında bir karşılığı olmalı. Çünkü yirmi iki yıllık kısa hayatımda belki yüzün üstünde ciddi ilişkiye birinci, ikinci dereceden tanık oldum. İstisnasız bir şekilde hepsinde de çok seven taraf, ne kadar mükemmel olursa olsun çok kaybetti. Durum bu olunca, karşılık gütmeden sevebilmek aleni olarak zührevi bir hasta atfetdilmeli. Üzerinde konuşulmaya bile değmeyecek bir mesele olur -çok sevebilenlerin kazanç sağlayabilmesi-
iliklerine kadar sinmiş bu korku kime ait
hangi olay vesile olabilir bu denli bir güce
tahribatı el yapımı bombalardan yüksek
o irin dolu iğrenç korku hangimizin ki sahi
Dağların göğsünden kopup gelmiş rüzgarlarla burnuma
yıllardır girmeyen bir koku
ensemde hissettiğim dudakları hatırlatan bir sıcakla
iç çekmek yıllardır akciğerime aynı huzuru doldurmadı