Bir çocuğu geliştirip özgür bir birey olması için çabalamak yerine kalıplayıp emir kulu yapmaya çalışmışız. İşte bu yüzden farkında olmadan çocuklarımızın canını yakıyoruz ve yakmaya da devam ediyoruz.
Hüzün, kendi başına müthiş bir deryadır. Hüzünlenemeyen insan gelişmemiş bir insandır. Kendinden kopukluğunun, içindeki öze olan özlemin farkında değildir.
Ömrünün son ânında şunun farkına vardığını düşün; “Ben aslında hiç yaşamamışım ki.” Dahası bunu da o an idrak ediyorsun. Bence mecazen de olsa cehennemin kapısı işte o zaman açılıyor, yani içindeki cehennemin.
Bu ülkede içindeki çocuk utanca boğulmuş o kadar insan var ki! Ben onlara “yetişkin çocuklar” diyorum. Bunlar kötü insanlar değiller ama her türlü kötülüğü de yapabilirler.