sercan

Kur’ân’ın meydan okuması; inkârcıları birdenbire şaşırtmamak, onlara kendi imkân ve kuvvetlerini yeterince kullanabilecekleri bir mühlet vermek için dört safhada gerçekleşmiştir. Böylece onların Kur’ân’a benzer bir söz getirmeye güç yetiremeyecekleri kesin olarak ispat edilmiş olmaktadır. 1- Birinci safhada, müşriklerden Kur’ân’ın tamamına benzer bir kitap getirmeleri talep edilmiştir: “(Resûlüm!) De ki: Eğer doğru sözlüler iseniz, Allah katından bu ikisinden (bana ve Mûsâ’ya inen kitaplardan) daha doğru bir kitap getirin de ben ona tâbî olayım!” (el-Kasas, 49) “De ki: Andolsun, bu Kur’ân’ın bir benzerini ortaya koymak üzere insanlar ve cinler bir araya gelseler, birbirlerine destek de olsalar, onun benzerini ortaya getiremezler.” (el-İsrâ, 88) “Eğer doğru iseler onun benzeri bir söz getirsinler.” (et-Tûr, 34) 2- Müşrikler, Kur’ân’ın benzeri bir kitap getirmekten âciz kalınca, ikinci safhada saha biraz daha daraltıldı. İnkârcıların işleri kolaylaştırılarak Kur’ân sûrelerine benzer on sûre getirmeleri talep edildi. Mekke’de nâzil olan Hûd Sûresi’nde şöyle buyrulmaktadır: “Yoksa, «onu (Kur’ân’ı) kendisi uydurdu» mu diyorlar? De ki: Eğer doğru iseniz Allah’tan başka çağırabildiklerinizi (yardıma) çağırın da siz de onun gibi uydurulmuş on sûre getirin!” (Hûd, 13) Fakat inkâr edenler, bu dâvete de herhangi bir mukâbelede bulunamadılar. 3- Üçüncü safhada Kur’ân’ın herhangi bir kimse tarafından uydurulmuş bir söz olmadığı, Âlemlerin Rabbi olan Allah Teâlâ’dan geldiğinde şüphe bulunmadığı te’yîd edildi ve inkâr edenlerden Kur’ân’ın sadece bir sûresinin benzerini getirme­leri istendi: “Yoksa onu (Muhammed) uydurdu mu diyorlar? De ki: Eğer sizler doğru iseniz Allah’tan başka, gücünüzün yettiklerini çağırın da (hep birlikte) onun benzeri bir sûre getirin!” (Yûnus,
Reklam
Dini İslam hiçbir vakit mani-i terakki değildir. Mani-i terakki derler ama yalandır. İslam dini kadar serbest bir din yoktur. (Sultan II.Abdulhamid.)
"Mecaz câhilin elinde hakikate inkılâb eder." ( İbn hazm...)

sercan

, bir kitap okudu
Puan vermedi·512 syf.·
2026 6. kitabı
Abdulkadir Şen
9.1/10 · 100 okunma
Ebu Süfyan Müslüman olduktan sonra pek çok savaşa iştirak edip büyük yararlılıklar göstermiştir. Hatta Yermük Savaşı'nda bir ok gözünü kör ettiğinde şöyle demiştir: Yıllardır hakikati görmedin, şimdi görsen ne olur, görmesen ne olur?