İki basamakla inilen geniş salonun tamamen pencereyle kaplı cephesi olduğu gibi İstanbul Boğazı'na bakıyordu. Boğaz şimdi mor, eflatun ve leylak renklerinden oluşan kıyafetiyle akşamdan kalma bir kadın gibi boylu boyunca uzanıyor, üzerine sisi ince bir tül gibi çekmiş, sanki ayıp yerlerini insanlara göstermemeye çalışıyordu.