sercan

Bir kişi bir başkasını ne kadar yüceltirse, kendini de o kadar aşağılamış olur.
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Dedikodu, kıskançlığın meyvesidir.
İslâm’da bedenî, ailevî, dünyevî felâket ve acılara ağlamayıp sabır ve tahammül göstermek tavsiye edilmekle birlikte, bu durumlarda taşkınlık yapmadan ağlamak yasaklanmamıştır. Buna karşılık nevha yani isyanı andıracak şekilde bağırıp çağırarak, saçını başını yolarak ağlama kesin olarak haram kılınmıştır. Kalben üzülmek ve göz yaşı dökmekte ise dinen mahzur yoktur. Nitekim Hz. Peygamber, oğlu İbrâhim’in ölümüne ağladığı için kendisine hayretini ifade eden bir sahâbîye, “Kalbimizde acı, gözümüzde yaş var; ama dilimiz Allah’ın rızasına aykırı bir söz söylemez” buyurmuşlardı (Buhârî, “Cenâiz”, 43; Müslim, “Fezâǿil”, 62).
Kimileri evliliğin şaraba benzediğini, yıllandıkça güzelleştiğini söyler ama bence bu biraz da üzümüne bağlı.
Bazen anılarımızın tozunu olduğu gibi bırakmak gerekir.