Belki de insanlık tarihinin en bilge kişisi olan Sokrates şöyle der: "Hiç kimse isteyerek hata yapmaz."
Bunun anlamı şudur: Kimse bile isteye haksız olmaz. Hiç kimse hatalı olduğunu düşünmez. Öyle olsalar bile. Onlar haklı olduklarını düşünür ama aslında yanılıyorlardır. Öyle olmasaydı hala aynı şeyi düşünüyor olmazlardı.
Seneca her birimizin bir Cato'su olması gerektiğini söyler. Bu fiziksel olarak var olmasa da zihnimizin içine alabildiğimiz ve eylemlerimizde bize rehberlik edecek büyük ve asil bir kişi
anlamına gelmektedir.
Ekonomist Adam Smith'in de benzeri bir yöntemi vardır ve o buna " Tarafsız Seyirci" adını verir. Bu mutlaka gerçek bir kişi olmak zorunda değildir. Seneca'nın da dediği gibi davranışlarımıza tanıklık edecek biri olması yeterlidir.
Tembel, yalancı ya da bencil biri olmaya meylettiğimizde sessizce kulağımızı çekse yeter.
Yeni tanıştığın ya da birlikte vakit geçirdiğin kişilerle ilgili kendine şu soruyu sormayı unutma: Bu kişiler beni daha iyi bir hale getiriyor mu ? Kendimi zorlamam için beni teşvik edip beni yaptıklarımdan sorumlu tutuyorlar mı? Yoksa beni de kendi seviyelerine mi çekiyorlar?
Şimdi bunları aklında tut ve kendine en önemli soruyu sor: Bu insanlarla daha az mı
yoksa daha çok mu zaman geçirmeliyim?
Tercihinizi yapmalısınız: Ya aynı insan olarak kalmaya ve arkadaşlarınız tarafından sevilmeye devam edeceksiniz ya da onları kaybetme pahasına da olsa daha iyi bir insan olacaksınız. - Epiktetos