Yerleşik dinsel uygulamalar sıklıkla bir kaynak olarak gösterilse de ne insanların ne de şempanzelerin kural geliştirmek için kutsal metinlere ihtiyaçları olmadığı ortadadır.
Daniel Dennett'in belirttiği gibi, "İçimizde karların çatıdan yuvarlanışı gibi şeylerde, araçları olmayan aracılıklar bulma eğilimi gibi bir tetikleyici var."
Papadan, mütevazı köy vaizine dek, buyruklar çıkarıp itaat eden şu ya da bu tür birilerinin olmadığı dinsel bir sosyal düzen varolamaz gibi görünüyor.
Buyruklar da elbette yerine getirilir veya getirilmez; dinler sıklıkla sığmak oldukları kadar savaş meydanıdır da.
Bu kitabın bir amacı da, inananları kendi nahoş kırılganlıklarını tanrısal lütfun adil ve mutlu uyumuna bağlayan dolaşık ipleri çözmek. Sorulardan biri şu: Mükemmel bir hiyerarşi dağarcığıyla donatılmış, hatta bu dağarcığı kullanmaya mahkûm memeli bir primat, eşitler arasındaki mutlu bağın dilini yaratabilir mi?