“O, kimliksiz bir Homo sapiens, adsız, geçmişsiz, geleceksiz bir varlıktı, bir numaraydı. ‘Ben’ kavramı üzerine onca yıl kafa yormuş, varoluşun ne anlama geldiğini anlamaya çalışmış, kendini bulmaya çabalamıştı; ama şimdi ‘ben’ yok olmuştu.”
“Düşünceler bir bataklık gibi onu içine çekiyordu. O gri odada, zihni bir an bile durmuyordu; sanki bir projektör, durmaksızın kâbusları duvara yansıtıyordu.”