yazarımızı sosyal medyadan epeydir takip ediyordum ancak kitabını okumak şimdiye nasip oldu. ben ilk olarak ikinci kitabını almak istedim.
çevremdeki herkese "ben bu kadına bayılıyorum, ben bu kadına çok gülüyorum ya" diye diye öve öve bitiremediğim, gıpta ettiğim üzerine de her övdüğümde birkaç tur nazar duası okuduğum birisi kendisi. bu yüzden; aldım, geldi, okudum, çok beğendim şeklinde başlayıp sonlanacak bir süreç olacağına emindim. ama bu 'çok beğendim' kısmını açmam ve eklemem gerek.
yazarın kendisi de "insan anlaşılmaktan başka ne ister, anlaşılamadıktan sonra geriye kalan her şey ne ifade eder?" demiş. çoğu şeyi olduğu gibi bunu da çok güzel demiş.
kitap o kadar gerçek, o kadar hepimizden ki.
anlaşılmak nasıl bir şeymiş çok iyi gösteriyor. bunu da mizah ve dramı aşırı iyi harmanlayarak yapıyor.
tam güleyim derken bir anda bir duygusallık basıyor sizi. ya da tam üzüntü duyuyorken bir anda bir gülme geliyor.
benim için baştan sona 'hüzün' dolu bir kitap.
çünkü hüzün demek, bana göre, kahkaha atarken bir anda aklında beliren bir şey sebebiyle gözünün dolması ve gözyaşlarıyla gülüşlerin birbirine karışması demek. hayata dair birçok şeyi kolay veya zor yoldan, çoğunlukla zor yoldan deneyimlemek, artık bahse konu olan şeylerin daha az acıtması ve onları tebessümle de anabilmek demek.
tebessüm ve sakinlik dolu, mis gibi bir kitap.
ve Reyhan, Yasemin, Perihan, Neriman, Nihan, Hicran size çok kocaman sarıldım.
hissettirdiği her şey için, teşekkürler...