Ölüme tabiyiz ve kozmik açından bakıldığında hayatımız çok kısa. Bir zamanlar tanrılar gibi ve hatta onlarla birlikte yaşadıysak da şimdi payımıza düşen çok çalışmak, acı ve hastalık. Bunun sorumlusu özellikle kadınlar ya da genel olarak insanlar veya yalnızca doğanın kendisi olabilir ama asıl önemli olan şey bunun geri döndürülemez olduğudur. Acı çekmek insan varoluşunun kaçınılmaz bir parçası olarak kabul edilmelidir.
Bizim güçlerimiz özellikle kutsal varlıklarınkiyle karşılaştırıldığında çok sınırlı ve sonludur. Öte yandan bizi hayvanlardan ayıran bir özelliği, kutsal ateşin bir kıvılcımı olan aklımızı tanrılarla paylaşmaktayız.
Maddi dünyanın bir başlangıcı olduğu için muhtemelen bir sonu da olacak. Aslında bir kişinin yaşlanması gibi, sürekli yolun sonuna doğru ilerliyor. Bir zamanlar yeryüzü şimdi olduğundan çok daha genç, daha canlı ve daha yaratıcıydı. Ama sahip olduğumuz tek şey yeryüzüdür: O, kaosun, karanlığın ve anlamsızlığın kuşattığı muhteşem ve güzel bir düzen parçasıdır.