nursedâ

@seruseda·
·
sabitlendi
balkonda kitap okurken yaşamak üzerine düşünüyorum. ne büsbütün içerideyim ne de tamamıyla dışarıda, araftayım ve ev’in neye benzediğini bilmiyorum.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
ben şiirime başladığımda ağaçların sâyebânları teskîne başlardı söğüt dallarının mükâlemesi musahhar kılardı sözcüklerimi rüzgârın akisleri ve gökyüzünden yeryüzüne uzanan elleri rengini kaybetmiş dimağlarda yeşertirdi seslerini idrâkımın debdebelerine değin uzanırdı kökleri ve yaralandıkça dalları yeryüzüne eğilirdi gökyüzüne revân olan kelimeleriyle medet bekleyendi yeryüzü gök ise ağırdı ve ağrırdı sancıyan dualarla zirâ insan uzaklıklar âbidesiydi sınırlarını aşmadan ve sınırlardan şâhit tutuyordu dinlediğinde kendini şu cümle çağlarken nümâyişiyle vakûr ve dingin uyandım söğüt ağacının altında ankara’da bir öğle vakti. “kâinât akıcı bir ihtişâmdır” n.
ağustos böceklerinin berdevâm ötüşünü dinliyorum. eve döndüğüme delalet ediyor bu ses lâkin hakiki mânada ev’e dönmek mümkün mü.
ola ki... ola ki... ama ne sonsuz boşluk... güneş ölmüştü kim bilebilirdi artık yüreklerden kaçan o üzgün güvercinin inanç olduğunu... âh tutsağın sesi... büyüklüğü senin umutsuzluğunun ışığa bir küçük yol açmayacak mı bu uğursuz gecenin bir köşesinden? âh tutsağın sesi... furûğ / yeryüzü âyetleri*
çölde şarkı söyleyen ruhları dinleyelim âh edenlerin ve ellerini gökyüzüne açanların şarkısı, diyor ki: “eyvâh, yaralarım ruhumu hissizleştirdi!” furûğ / güvercinin ruhu*