yazarın asıl istediği, özlediği de zaten budur: zamanın insan üzerindeki tahakkümünü biraz olsun kırmak, mâzînin hâlâ yaşadığını hissetmek, bir ânın mahpesinden firar etmek, bir ânda bütün zamanların kıymetlerini beraberce - hem de aynı insan olarak - tadabilmek… “yekpâre geniş bir ânın parçalanmaz akışına” teslim olmak. yahya kemal’in dediği ve tatbik ettiği gibi, ömrü uzatmak mümkün olmadığına göre geriye giderek, tahattur ve tahayyül ederek çok ve zengin yaşamak…