Düşünür

Düşünür
@serzaen
Dışımız serseri içimiz kütüphane
Hayatta "Bir Hiç" Olabilmek...
Bir süre seyrediyorum seni, o kadar masum, o kadar kaygısızca ve olanca sakinliğinle toprağı kucaklarken ve dayanamayıp ılık kollarına bırakıyorum kendimi. Sonbahar yağmurlarındayım, ve yine sendeyim, saçlarımı okşamanı özlemişim ve kendimi bana yabancılaştıran ıslak sokaklarda yürüyorum. Sen çoğalıyorsun, yağmur damlaları tenime ulaşıyor bir süre sonra, bense direnmiyorum bile, teslim oluyorum sana. Gün ışığı görmemiş isyanlarımı alıyorum sol yanıma, yağmur tanelerinin sevgi dolu saldırısı altında. Hayal kırıklıklarım eşlik ediyor yağmur altındaki yürüyüşüme, pişman olmadığım yaşanmamışlıkların acısı düşüyor gözbebeklerime, kaybettiğim ve asla yeri dolmayacak güzelliklerin gölgesi var ardımda... Bir ölüm sessizliği var sanki sokaklarda. Onca gürültüye inat ve kimse dinlemek istemiyor o yağmur sesindeki melodiyi benden başka. Bir gece kaybettiğim düşlerimle birlikte otuzbeş yılın anısı da alıyor yerini yine yanımda. Sefilliklerim, saçmalıklarım, yıkıp, yakıp, darmadağın ettiğim dostluklarım, ruhlarını örseledikçe aslında kendi ruhumdan parçalar bıraktığım arkadaşlarım, bitmez tükenmez, son bulmaz sorhoşluklarım, ruhlarına korku saldığım insanlar da ıslanıyor benimle birlikte İstanbul sokaklarında. Yalnızlığımda giriyor koluma yine ıslanırken ve kulağıma yalnız olmadığımı fısıldıyor sessiz bir çığlıkla ve ekliyor, nerede olursan ol asla mutlak bir yalnız olamayacaksın, mutlak yalnızlık hayatın bir yerinde sadece "bir hiç" olabilenlere mahsustur. Başarabilirim biliyorum, "bir hiç" olabilirim. Herkesin benden çok şey beklediğini bilip de, ben işe yaramazın tekiyim diyebilirim ve bunu ruhumda, damarlarımda, yüreğimde, beynimde sonuna kadar hissedebilirim. Başarabilirim biliyorum, "bir hiç" olabilirim. Bütün gerçekliği ile ve tam anlamıyla dibe vurup, asla ve asla
Edebiyat
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Madem varlığım acı veriyor sana. Madem ki ancak yokluğumda yaşayabiliyorsun sevgimin sıcaklığını. Öyleyse yokluğumda kal. Madem ki yokluğumda daha mutlusun. O halde yokluk "benim bu aşk için büründüğüm son kimlik" olsun.
Edebiyat
Çağırdığında gelmiyor mu ? Bırak gelmesin... Böylesi daha iyi. Onu yokluğunda sevmeye devam et ve bekle. Bekle ki, yüreğini özlemlerin en büyüğü doldursun, bir ateş sarsın her yanını. Böyle ateşler içinde yanarken bile, yalnız onu düşün, yaşama gücün onunla artsın. Farzet ki yanında; avuçlarının serinliği ellerinin sıcaklığına karışıyor. Gözlerinde eriyor gözlerin. Sana istediğin, beklediğin en güzel şeyleri söylüyor. Seni sevdiğini, sensiz edemeyeğini. İnanacak mısın? Hayır değil mi? Çünkü seni sevmediğini ve sevemiyeceğini biliyorsun. Birbiriniz için yaratılmamışsınız. Apayrı dünyalarınız. O hep yalan söylüyor sana. Sen nasıl yıllarca aramış ve bulmuşsan; o da bir başkasını arıyor. Belki yarın bulacak, belki de hiç bulamayacak. Ne değişir? Sen değilsin onun aradığı. Boşuna aldatma kendini. Gülüşlerinden, bakışlarından, ya da gelişigüzel söylediği şeylerden başka başka bir mana çıkarmaya çalışma. Bu gelen o değil diyorum, anlasana. O hiç gelmeyecek sana. Daha çok bekleyeceksin. Sevmek biraz ümit etmektir, hayal kurmaktır. Bir gün geleceğine inanıyor musun? Onunla avut kendini. Ama düşün, hiç gelmeyeceğini anladığın anda, yıkılışında büyük olacak. O zaman kendini anne yalnızlığının kollarına atacak, ağlayacaksın. Seni teselli etmeye yalnızlığın da gücü yetmeyecek artık. İster istemez ölümü düşüneceksin. Fakat ölüm bile seni seni istemeyecek, kabul etmeyecek. Çeşitli sebepler yaşamanı gerekli kılıyorsa; nasıl ölebilirsin? Görüyorsun ya; ona bir an için de olsa seni kaybetmenin acısını tattıramayacaksın. Çaresizliğin bu kadar derin işte! O bir gün yanılıp sana gelse bile; sadece şekil olarak gelecek. Onu hep bir başkasıyla paylaşmak zorunda kalacaksın. Eti senle olacak, ruhu başkasıyla. Hiç bir zaman onun bütününe sahip olamayacaksın. Aranızda hep bir perde bulunacak.
1000Kitap
sahi uzun zaman oldu. Kalemimin mürekkebi senden sonra akmaz sanıyordum bilirsin ilham kaynağım sensin der dururdum. Öyle değilmiş benim ilham kaynağım acıymış, terk edişlermiş. Beni bıraktığında bir boşlukta hissettim çok derin bir boşluk öyle ki koskoca evrende yalnız ben ve hapsolduğum düşüncelerim vardı. Tâbi durum senin için böyle değildi, hayatına ayrılığımızın ilk gününden devam ettin.Hayallerimize bir başkasını kattın beni kapı dışarı ederken. Adım adım ölüyor gibi hissetmiştim, verdiğin o sözler güz meltemi gibi gelip geçiciymiş. Ben hâlâ sözümü tutuyorum sevgilim. Şarkımızı bir başkası ile dinlemedim misal, henüz başkasının gözünede bakabilmiş sayılmam. Evet, hâlâ yüreğimdesin lakin yazdıklarım sana değil kafamdaki kadına. Biliyor musun çok benziyor sana gözünün hemen üzerinde bir ben var tıpkı sendeki gibi. Benzer tâbi diyeceksin çünkü ikimizde biliyoruz o sensin. Ama hayır onun duyguları sana ait değil, o terk etmedi beni. Bir gün bile üzmedi bambaşka gözlere aşıkmış gibi bakmadı ama sen, sen yaptın sevgilim. Hiç düşmedim aklına, hâlim hatrım nedir diye sormadın sen hiç ama o, günün her vakti benimle konuşur kötü olduğum vakit beni neşelendirmek için elinden geleni yapardı. Bir hâyal kadar olamadın sevgilim o yüzden tekrar belirtiyorum ki yazdıklarım sana değil.
Edebiyat
Acıyı Anlatamaz Olduk
sözler ezberlendikçe, mühürlendi cümleler; acıyı anlatamaz olduk. vicdan yalnızlaştıkça, direnmeye alıştı kabullenişler; yansak da cayır cayır, ''kader'' deyip, sustuk. şu koskoca dünyaya sığmadı barış, insanlığı kıyılara savurduk; değil gülmeyi, ağlamayı bile utanca boğduk. 3 Eylül-2015
Şiir