Öyküler, insanlar dinliyorum, kulaklarım ardına dek açık, kendimi anlatacak gücü bulamıyorum. Geri çekilme isteği bu, iki yakası bir araya gelmeyen, seyreltilmiş bir varoluş.
Yabancı bir kentteyim. Benim olmayan bir evde, yabancı bir masada yazıyorum. Aslında bana ait bir evin ya da bir masanın, dünyanın hiçbir köşesinde bulunamayacağının bilincindeyim. Bunun çoktandır bana acı vermediğinin de… Oysa hiçbir kent yeterince yabancı değil. Ağaçlar aynı ağaçlar, beton aynı beton. Belki diyorum kendime bu kez olmak istediğin yerdesin. Artık ara istasyonları sevmeyi öğrendin.