sessiz okur

sessiz okur
@sessiz_okur1
Yeryüzü üzerinde çeşitli iklimleri, bereketli toprağı, suyunun ve havasının hoşluğu, müstesna güzellikleriyle eşsiz olan vatanımız kucak kucak servet, saadet bahşetmek için bize her an kucak açmışken biz onun bu sürüp giden büyük şefkatine layık bir evlat olma özelliği kazanamadık. Daima cehalet ve bağnazlıkla, en çirkin hislerle, husumetlerle birbirimizi yedik.
Sayfa 109
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Vatanımız bizi insan mutluluğunun en başarılı ve yüksek noktasına yükseltmek için bütün doğal kaynakları ve teşvik sebeplerini daima gözlerimizin önünde bulundurduğu hâlde biz onun bu vadettiği nimetlere haksızlık ederek âdeta nankörlükle karşılık verdik. Aynı meşru refahın, insanca amaçların, istisnasız kardeşliğin, asırlardan beri bencilliğin insanlar arasına koyduğu cahilce, haince farkları yok edecek hakça eşitliğin hep birlikte hizmetkârları olma faziletini gösteremedik.
Sayfa 109
Tabiatın kendinden zayıfını yutma kuralı en küçük mikroplardan en büyük ve hatta en yüksek canlılara kadar geçerli... Cemiyetler, hükümetler, devletler de böyle... Bir devlet adaletin harfiyen işlediğine kefil olmak için mahkemeler kuruyor, kanunlar yapıyor. Komşusundan bir tavuk çalan bir fakiri, bir açı cezalandırıyor. Fakat kendinden küçük veya kuvvetsiz komşu bir hükümeti yutma ve memleketine katma hırsından, adil olmayan bu düşüncesinden bir türlü nefsini kurtaramıyor.
Sayfa 58
Hiçbir ilmi esasla ilgili olmaksızın hemen her gün fikirce, üslupça aynı bayağı tarzda tekrarlanan sıradan metinleri kötü bir alışkanlıkla okuyorlar, bu bayağı yazarların okuyucuları ilk bakışta anlaşılmayan bir tamlamaya, yabancı gelen yeni bir şiveye, anlaması zihin kuvveti sarfına bağlı olan bir cümleye tesadüften âdeta korkuyorlar... Zihnin de işlemeyen diğer bir uzuv gibi zayıf düşeceğini bilmeyerek bilgilerini genişletecek, zihinlerini takviye edecek ciddilikte okumaya üşeniyorlar...
Sayfa 32