Sethe eriyordu. Günbegün eksiliyor, küçülüyordu. Sanki o gizemli kız (Sevilen) onun etini, kanını, ruhunu alıp kendi bedenine katıyordu.
Sethe artık sadece onun (Sevilen'in) gözlerinin içine bakıyordu; sanki bütün bir dünya, bütün bir gökyüzü o karanlık göz bebeklerinin içine sığmıştı da geri kalan her şey silinip gitmişti.
Reklam
Her şeyi anlatmak istiyordu, tüm o korkunç detayları. Ama kelimeler bazen gerçeği hafifletirdi ve Sethe gerçeğin hafiflemesini istemiyordu.
Senin iki ayağın var Sethe, dört değil. (You got two feet, Sethe, not four.)
Senin sevgin çok büyük, Sethe. Çok ağır, çok tehlikeli bir sevgi bu.
"Sahip olduğun en iyi şey, kendinsin Sethe. Sensin."
Sayfa 348 - Sel Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Reklam