Sokrates idam tehdidine rağmen bilgi aktarmaktan vazgeçmeyişini şöyle açıklıyor:
‘Ölümün insanoğlunun başına gelen iyiliklerin en iyisi olup olmadığını kimse bilmiyor, ama güya başa gelebilecek en büyük kötülük olduğunu sandıklarından ondan korkuyorlar. Birinin bilmediği bir şeyi bildiğini sanması cehaletin en utanç verici türü değil midir?
Bu yüzden, kötü olduklarını bildiğim kötülükler arasından, ne olduklarını tam bilemediğim için iyi olma potansiyeli taşıyanlardan hiçbir zaman korkmayacak ve onlardan kaçınmayacağım’
If a man has lost a leg or an eye, he knows he has lost a leg or an eye; but if he has lost a self - himself- he cannot know it, because he is no longer there to know it.