"Ve ben şanslıyım" dedim kendime. Çünkü ne gerçekleştirilebilecek şeyler hayal ettim, ne de rüyasını gördüklerimi gerçekleştirmeye çalıştım. Ben hayal etmek için hayal ettim. Başka bir şey yapamayacağımı bildiğim için. Hayat az çok bir yerlerden tanıdık geldiği için, Zihinsel ölümümse bir "hayal olmadı hiçbir zaman. Sadece bedensel ölümümün yerine koydum onu. Tereddüt edemedim ne kadar zorlasam da, gerçekleşmeyeceğinden. Çünkü beynimin bir köşesinde hep bildim, bir gün düşünce santralımın tarafımdan fişinin çekileceğini... Kayra'nın zihni doğar, büyür. bilenir hayat tarafından, sonra da keskin tarafı saplanır artakalanına. O kadar!"
"Sorarlarsa, 'Ne iş yaptın bu dünyada?' diye, rahaça verebilirim yanıtımı:
"Yalnız kaldım. Kalabildim! Altı milyatın arasına doğdum. Ve hiç birine çarpmadan geçtim aralarından..."
"Bir insanın yalnızlığı üzerine söylenecek o kadar söz vardır ki! O kadar büyüktür ki yalnızlık. O kadar kalabalıktır ki. Dünyayı dolduran canlılardan uzak bir hayat yaşamak ya da binlerce bedenin arasında olup hiçbirini dinlemeden ilerlemek."