sevda düken

sevda düken
@sevdaduken
burayı dijital kayıt defterim olarak kullanıyorum
Bu münasebetle söylemeliyim ki benim en iyi anlaştığım dostlarımdan biri İsmet olmuştur. Onun için bu mülakatın boşuna olmadığına hükmetmişti: "Mesela," dedim, "Hiçbir sıfat ve salahiyet sahibi olmaksızın Anadolu'ya geçmek ve orada milleti uyandırarak kurtulma çarelerini aramak için en müsait mıntıka ve beni o mıntıkaya götürecek en kolay yol hangisi olabilir?” Yüzüme baktı, tekrar neşeli ve ümitli güldü: “Karar verdin mi?” dedi. “Şimdilik bundan bahsetmeyelim, bana memleketi, milleti ve orduyu anlayıp bilen, vaziyeti yakından gören, tehlikede şüphesi olmayan bir arkadaş gibi cevap ver!” İsmet Bey masanın kenarındaki sandalyeye ilişti ve derin derin düşünmeye başladı. O sıralarda ben salonun içinde dolaşıyordum. Bana sesleninceye kadar gezindim. Birdenbire ayağa kalktı, gülerek: “Yollar çok, mıntıkalar çok!” dedi. Bazı ziyaretçilerin geldiklerini haber verdiler. Haritayı kapamaya vakit kalmadan içeri giren bu tanıdıklarla başka bahislerle daldık. Bir hayli müddet sonra İsmet Bey’le yalnız kaldık: “Ne yapacağını bana ne vakit söyleyeceksin?” “Zamanında!”
Sayfa 94·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
İstanbul sokakları İtilaf Devletleri’nin süngülü askerleriyle dolmuştu. Boğaziçi; toplarını sağa sola çeviren düşman zırhlıları ile lacivert sularını gösteremeyecek kadar örtülüydü. Herkes ancak zaruri ihtiyaçları için evlerinden çıkıyor, sokaklarda hatır ve hayale gelmeyen hakaretlere uğramamak için caddelerin duvar diplerinden büzülerek, eğilerek ve korkarak yürüyebiliyorlardı. Bütün ihtiyatlara rağmen yine bin türlü tecavüz sahneleri eksik değildi. Koskoca İstanbul ve koskoca İstanbul’un yüz binlerce halkı sesleri kısılmış bir hâldeydi. İstanbul ufuklarında yükselen şeyler yalnız düşman sesleri, düşman hakaretleri, düşman bayrak ve süngüleriydi.
Sayfa 90·Kitabı okudu
Kendini zayıf ve aciz gören insanlar nispeten kuvvetli, azimli insanlardan merhamet dilendikleri zaman kendilerine acındıracaklarına kani olmak için bilmem ne histe ne karakterde olmalıdır.
Sayfa 84·Kitabı okudu
"Ben sulhun çabuk gelemeyeceğini, sulha kadar çok buhranlı ve mühim vaziyetler karşısında kalacağımızı ve bu güçlükler içinde vatanıma ciddi hizmetler etmek mümkün olduğunu anladığım içindir ki kabinede Harbiye Nezareti makamını istemiştim. Yoksa sulha vasil olunabildikten sonra onun huzur ve sükûnu içinde Harbiye Nezareti vazifesini benden çok iyi görecek kıymetli zevat olduğunu bilirdim."
Sayfa 78·Kitabı okudu
"İtiraf ederim ki ben de millî hududu Wilson prensiplerinin insani maksatlarına göre tespit etmeye çalıştım. O insani prensiplere dayanaraktır ki Türk süngülerinin tespit ettiği hudutları müdafaa etmişimdir. Zavallı Wilson, anlamadı ki, kuvvet ve şeref ve haysiyetin müdafaa edemediği hatlar başka hiçbir prensiple müdafaa edilemez."
Sayfa 77·Kitabı okudu