Edebiyat neden vardır, neden yüzyıllardır insanlar bıkmadan usanmadan şiirler söyler; öyküler, romanlar yazarlar? Edebiyat, bir anlamda insanın ölümlü oluşuna başkaldırısı değil midir? Sevmediği, ısınmadığı ölüm düşüncesini, bu yolla yenmeye çalışması, ölüm karşısındaki yenikliğini bu yolla utkuya çevirme çabası; hatta başarısı değil midir?
En cesurca tahminlerle ve hipotezlerle bile olsa bir bilgi yetersizliğini hiçbir zaman örtmeye kalkışmayın. Üzerini örttüğünüz şey sabun köpüğü gibi bir şeydir. Oyunlarıyla sizin gözünüze istediği kadar hoş görünsün er geç patlayacaktır.
Bilim insanları gerçeklerle ilgilenmezler. Onlar bilgisizliği severler. Bilgisizliği altına dinamit koyar, onu yer, ona saldırırlar ve bunu yaparken de durmadan daha fazla bilgisizlik keşfederler.