Yıllar yıllar önce Issız Adam izlerken gözlerim Alper’in Ada’ya hediye ettiği o kitaba takılmıştı: Çılgın Kalabalıktan Uzak. O günden beri hep içten içe merak etsem de okumak bugüne kısmetmiş.
Öncelikle belirtmem gerekir ki bu kitap tam iflah olmaz romantikler için. Kitabı okurken birbiriyle taban tabana zıt üç erkek karakter ve sevginin farklı biçimlerini görüyoruz. İlk olarak karşımıza Gabriel Oak çıkıyor. Gabriel Oak karakteri sürekli gerçekliğini sorgulattı açıkçası. Bir karakter bu kadar kusursuz, bu kadar dürüst, sabırlı olabilir mi? Oluyormuş. Karakterin kişilik özelliklerine, sevgisini yaşayış biçimine hayran kaldım. Bir diğeri Boldwood. Okurken fenalıklar geçirdim resmen. Bir karakter bu kadar manipülatif, bu kadar takıntılı olabilirdi. Batsheba yerine ben darlandım. Diğer erkek karakterimiz ise Çavuş Troy. Batsheba ile Troy’un arasındaki ilişkiyi en başından tahmin edebiliyoruz aslında. Troy’un çapkınlıkları, fırsatçılıkları, hatalarıyla pek de sevimli bir karakter olduğu söylenemez. Ancak Batsheba’nın Troy’a ve diğer karakterlere davranışlarını gördükçe “Kadınlar, sevmedikleri adama hiç acımazlar. Sevdikleri adam uğruna da
kendilerine hiç acımazlar.” cümlesi aklıma geldi.
Toparlamak gerekirse bu kitap, yazarın köy hayatına hakimiyeti, zaman zaman okuyucuyla konuşan samimi üslubu, olayların gelişimi ile okuması oldukça keyifli bir pastoral romandı.