Kim, gun gelip kendine şu soruyu sormamıştır: Başka bir yerde, başka bir ülkede, başka bir zamanda doğsaydım, hayatım nasıl olurdu? Bu soru, içinde en yaygın insan yanılsamalarından birini barındırır, hayatımızı basit bir dekor gibi, bağımsız ve değişken "ben"imizin geçip gittiği rastlantısal ve değiştirilebilir bir durum gibi görme yanılsaması.
Hermann broch şöyle der: romanın tek ahlakı bilgidir; yaşamın o güne kadar meçhul kalmış hiçbir parçacığını kesfetmeyen roman ahlakdışıdır; o halde: " şeylerin ruhuna inmek" ve iyi örnekler vermek apayrı ve birbiriyle uyuşmaz iki niyettir.
Statu quo harekete geçmişti! Birden, statu quo ile uyum içinde olmak, harekete geçen tarihle uyum içinde olmakla aynı şey oluvermişti! Sonunda, insan hem ilerlemeden yana hem konformist ve hem itaatkâr hem isyankâr olabilecekti!