Tozsuz dumansız, kötü kokmayan sokaklara geldim. Çocuklar da büyükler de tertemiz giysiler giymişlerdi. Yüzleri ışıldıyordu. Kızlar ve kadınlar renkli çiçekler gibi parıl parıldı. Dükkanlar ve evler güneşin altında ayna gibi parlıyorlardı. Ne zaman böyle yerlere gelsem sinemaya gitmişim de film izliyormuşum gibi gelirdi bana. Onların ne tür yemekler yediklerini, nasıl uyuduklarını, nasıl konuştuklarını ya da bu yüksek, temiz evlerde ne tür giysiler giydiklerini asla hayal edemiyordum.
Annenizin karnındayken ne tür yemekler yediğinizi düşünebilir misiniz?
Ben de böyleydim işte. Hiçbir şey hayal edemiyordum.