Almanya’da bir lise müdürü, her eğitim öğretim yılı başında öğretmenlerine şu mektubu gönderirmiş:
Bir toplama kampından sağ kurtulanlardan biriyim.
Gözlerim hiçbir insanın görmemesi gereken şeyleri gördü.
İyi eğitilmiş ve yetiştirilmiş mühendislerin inşa ettiği gaz odaları,
iyi yetiştirilmiş doktorların zehirlediği çocuklar,
işini iyi bilen hemşirelerin vurduğu iğnelerle ölen bebekler,
lise ve üniversite mezunlarının vurup yaktığı insanlar.
Eğitimden bu nedenle kuşku duyuyorum.
Sizlerden isteğim şudur: Öğrencilerinizin insan olması için çaba harcayın. Çabalarınız bilgili canavarlar ve becerikli psikopatlar üretmesin. Okuma-yazma, fen, matematik, çocuklarınızın daha fazla insan olmasına yardımcı olursa, ancak o zaman önem taşır.
"Bir gezegende yaşayan Bay Kızıl diye bir adam tanıyorum.
Hiç çiçek koklamamış biri.
Asla bir yıldıza bakmamış.
Bir kişiyi bile sevmemiş.
Bazı sayıları toplamaktan başka hiçbir iş yapmayan biri... Bütün gün senin gibi aynı sözleri tekrarlıyor:
'Ben ciddi bir adamım! Ben ciddi bir adamım! 'Bunları derken de böbürleniyor.
Ama o bir insan değil, bir mantar! "