Yazarın tüm kitaplarını severek okuyorum. Doğu kültürünü ve oranın adet ve törelerini işliyor.
Hiç bilmediğimiz hayatları anlatıyor bize…
Kadınların çektikleri, töre diye dayatılanlar ve mahvolan hayatlar… Çok acı ama gerçek!
İki dost aşiretin gençleri Berdan ve Rojan birbirini sevdikleri için kaçarlar.
Haber Şahmaran konağına bomba gibi düşer. Babası öldükten sonra evin büyük oğlu Rezan ağa deliye döner. Kız kardeşi ona babasının emanetidir ve güvenini kırmıştır.
Aileyi düşman ilan eder ve ikisini de bulduğunda öldürmeye yemin eder.
Ancak olaylar başka gelişir ve kan dökülmemesi için aşiret büyükleri Berdel yapılmasına karar verir.
Diğer konakta da Berdel haberi herkesi perişan eder. Evin küçük kızı Mizgini vermek zorundadırlar, veya oğulları ve gelinleri öldürülecektir.
Diğer yandan her şeyden habersiz Mizgin 15 yaşından beri o sinirli, kaba, sert Rezan ağa ya platonik olarak aşıktır.
Hayalleri bambaşka iken, Berdel ile Rezan ağa ya verilecek olması tüm hayallerini yıkar.
Berdel demek düğünsüz , kınasız, gelinliksiz evden çıkıp gitmek demektir !
Rezan ağa Mizginden nefret ediyordur ve mecbur bırakıldığı bu evliliğe kin doludur ve bunun bedelini de Mizgine ödeteceğini herkese açık şekilde iletmiştir.
Ve olaylar Mizginin konağa gelmesi ile başlar devamı için kitabı okumalısınız.
Başkalarının hatalarını suçsuz bir diğerleri çekiyor. Bu nasıl bir mantık ben hiç anlamıyorum…
Bu tür kitapları sevenlere tavsiye ediyorum.
Bir alıntı ile sonlandırıyorum yorumumu:
Gökyüzün kadar sevdim seni,
Bir kelebeğin ömrü kadar sevemedin beni...