"Hiç karşılık istemeyen bu sevgi onu suçluluk duygularına boğmayı başarmış, kendi hayallerini çöpe atmak pahasına bir başkasının beklentilerini yerine getirmek isteğini yaratmıştı. Dünyada var olan yozlukları, pislikleri, güçlükleri yıllar yılı ondan saklamaya çalışmıştı bu sevgi; bu aşırı esirgemenin, günün birinde hayatın bu gerçekleriyle kaçınılmaz olarak karşılaştığında onu savunmasız bırakacağı göz ardı edilmişti."
"Tanrı varsa, ki ben olmadığına gerçekten inanıyorum, insan aklının sınırları olduğunu da bilir. Yoksulluğu, haksızlığı, açgözlülüğü, yapayalnızlığı, bütün bu
karmaşayı o yaratmadı mı? Mutlaka çok iyi niyetlerle
girişmiştir bu işe, ama sonuçlar bir felaket. Tanrı varsa,
bu dünyayı erkenden terk etmeyi seçen yaratıklara
karşı cömert davranacaktır, hatta bizleri burada vakit
harcamaya zorladığı için özür bile dileyebilir."
“Çoğu hayatlarını biraz olsun kendi kapasitelerine uygun hale getirmeden önce iş işten geçene kadar beklemedi mi? Başarının o yüce tanrısallığını kovalarken gençlik hayallerini heba etmedi mi? Bu adamların çoğu şimdi nergis gübresi!”