Sakalında seninkinden bir fazla ya da bir eksik kıl var diye kavga çıkarırsın sen. Kestane yiyen birini görsen, senin de gözlerin kestane renginde diye, evet sırf bu yüzden, kavga edersin. Ah, bu gözler! Bu gözler kavgayı aramaz da, hangi gözler arar?
En tatlı bal bile tadıldıkça bıkkınlık verir,
Aynı tat isteği, iştahı köreltir.
Onun için, ölçülü sev ki uzun sürsün sevgin,
Hedefe hızlı giden, yavaş kadar geç varır.
Güneş, bugünkü yolculuğun en yüksek doruğunda,
Dokuzdan on ikiye üç uzun saat geçti de o hâlâ gelmedi.
O da sevseydi, ılık gençlik aksaydı damarlarında,
Top gibi uçabilirdi o da ...