Sevim.

Dini olsaydı hayvanların İnsan olurdu şeytanları. Altan Adalı, ressam: "En zor resim, otoportre. Kendi yalanın Kendi gözünde." Türümüzün büyük yalanı Kendimizi tecrit edip Muktedir görmemizde. Her bir tür Farklılığıyla var olurken Farklılığımızla taraflaşmamızda.
1000Kitap
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.

Sevim.

, bir kitap okudu
10/10
·104 syf.·
16 günde okudu
·
2022 8. kitabı
Helene L'Heuillet
7.5/10 · 476 okunma
Hayatın değeri bugün yanlış anlaşılıyor. Tüketimci, transhümanist açıdan ele alınıyor ya da fetişist olmakla eleştiriliyor. ...Hazcı olmak yerine, "yalnızca bir hayatımız var" deyişi ölüm itkisinin bir ifadesi oluyor. Bu deyiş insanı "zamanı öldürmeye" , hayatını art arda gelen bir itkisel doyumlar dizisine dönüştürmeye, onun yoğunluğunu "artırmaya", kısacası kendi yaşamını bir performans gibi görmeye davet ediyor.
1000Kitap
"Hızlandırılmış toplum melankoliyi benimser, öyle ki kaybetmeyi her zaman tahammül edilemez bir şey olarak görür ama onun acısını çekmeyi yasaklar. Kaybımızın acısını duymamak için giderek daha hızlı yol alırız. "Kesinlikle arkaya bakma" yeni parola olmuş gibi. Artık kendimize acı çekmek için zaman tanımak istemeyiz. Gel gör ki melankoli daha güçlü; yine de acı çekeriz, hatta bazen neden acı çektiğimizi bilmemenin acısını çekeriz."
1000Kitap
"Yorgunum" demek "hava soğuk" ya da "hava sıcak" demek kadar yaygın oldu. Günlük sohbetleri başlatmak için kullandığımız ifadeler değişim geçirdi. Nezaket gereği hal hatır sorulduğunda giderek ender duyulan "iyiyim" yerine "yorgunum, bitkinim ,kafam gidik, aşırı yoğunum" diye cevap veriyoruz. Oysa bu yorgunluk, fiziksel ve zihinsel enerjimizi harcadığımızda üzerimize çöken, telafi edici dinlenmenin öncüsü olan "iyi" yorgunluk değildir. Bu bir akşam yorgunluğu değil bir sabah yorgunluğudur. Uykuda ya da dinlenmede giderilen yorgunluk değil ama günbegün ağırlaşan bir yorgunluktur. Çağımızın sıkıntısının dışavurumudur.